MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla açılmıştır.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taşınmazın yayla olduğu gerekçesi ile tapu kaydının iptaliyle yayla olarak sınırlandırılmasına ilişkin mahkemenin 05.07.2006 tarihli kararın davalı paydaşlar Av..... kendine asaleten, ..., ..., ..., ..... ve ......'a vekaleten temyizi üzerine Dairemizin 13.11.2008 gün 2008/11542 - 13918 sayılı kararı ile dava konusu taşınmaza revizyon gören tapu kaydının ilk tesisinin idarenin taraf olduğu hakkı kararla oluştuğu anlaşıldığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiştir.Tapu kaydında dava konusu 486 ada 15 parsel sayılı taşınmazda ..., ... (...) ve ... (...)'nin 1/4'er payı ile ...... (...) ve ... mirasçılarının da iştirak halinde 1/4 payı bulunmaktadır. Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin ilk hükmünü maliklerden..... ve ... mirasçıları temyiz etmiştir. Bozmadan yararlanacak taraf adı geçen bu davalılar olup, diğer davalılar 1/4 pay sahibi ..., 1/4 pay sahibi ... (...) ve 1/4 pay sahibi ... (...)'nin ilk kararı temyiz etmemeleri nedeniyle bu davalılar bakımından sahip oldukları toplam 3/4 pay yönünden ilk karar kesinleşmiştir. Hazine yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğundan, mahkemece bozmadan sonra oluşturulan ikinci hükümde usuli kazanılmış haktan söz edilerek davanın bu davalılar yönünden kabulüne karar vermek gerekirken, bozmayı onlara da sirayet ettirir şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2).bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 03.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy