MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında yüzölçümü düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 50 parsel sayılı taşınmazının tapudaki kayıtlı yüzölçümünün orjinal ölçü değerlerine göre 100 m2 farklı olduğunu ileri sürerek tersimat hatasının giderilmesini ve yüzölçümü miktarının düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmazda tersimat hatasının ve yüzölçümü miktarının düzeltilmesine ilişkindir.
Çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü kural olarak çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre re’sen veya ilgilinin müracaatı üzerine kadastro müdürlüğünce yapılabilir. Kadastro müdürlüğünün yaptığı işlem üzerine bu işlemin iptali için de sulh mahkemelerinde dava açma olanağı vardır.
Somut olayda ise; davacı tarafından anılan yasanın 41. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere kadastro müdürlüğüne başvurulmamış, doğrudan mahkemede dava açılmıştır. Yasada öngörülen işlem basamakları yerine getirilmeden doğrudan açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Mahkemece, açıklanan bu hususlar ve HUMK’nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi gerekirken kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddi doğru görülmemiştir. Ancak, davanın reddine dair karar sonuç olarak doğru bulunduğundan HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesinin açıklandığı şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının gerekçesi DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 10.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.