MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
... tarafından 03.03.2010 tarihinde verilen dilekçe ile taşınmaz kaydındaki satışa arz şerhinin terkininin talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda istemin reddine dair verilen 15.03.2010 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi istekle ... tarafından talep edilmekle, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
... tarafından açılan davada 39 sıra numarası ile tapuda kayıtlı taşınmazda ortaklığın giderilmesi isteminde bulunulmuş, yapılan yargılama sonucunda ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş, satış dosyasında taşınmaz iki kez satışa çıkarılmış, davacı satıştan feragat etmiştir. Ancak, satış kararları ile birlikte taşınmazın tapu kaydına 17.01.1990 tarihli satışa çıkarıldığına dair ve 18.01.1990 tarihinde satılarak paraya çevrilmesi şerhi işlenmiştir. Davacı şimdi mahkemeden bu şerhin terkinini istemektedir.
Dilekçe ile yapılan başvuru sonucunda mahkemece evrak üzerinde yapılan inceleme ile davacının istemi reddedilmiştir.
Bilindiği gibi, tapu kaydındaki dayanağı kalmadığı ileri sürülen kayıtların terkini ilgilisinin oluru, yetkili makamın yazısı veya mahkeme kararı ile olanaklıdır(TMK. m.1026-1027).
Somut olayda da; ortaklığın giderilmesi davasının davacısı ... tapu kaydındaki şerhlerin terkini için satış memurluğuna ve tapu sicil müdürlüğüne başvuruda bulunmuş, ancak istemi karşılanmadığından ortaklığın giderilmesine karar veren mahkemeden istemde bulunmuştur. Bu istemin tapudaki şerhin lehtarlarına yöneltilecek bir davada ileri sürülmesi gerekir. Çünkü, orta yerde bir tarafın başvurusu ile mahkemenin bir hakkın doğumuna, değiştirilmesine, sona ermesine veya korunmasına karar verilmesi hali olarak tanımlanan çekişmesiz yargı işi yoktur. Bu nedenlerle davacının istemi bir dava gibi değerlendirilmemiştir.
Diğer yandan, HUMK'nun 427.maddesinde de açıkça belirtildiği gibi usule ve esasa ilişkin nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bir dava dilekçesinde bulunması gereken (davacı ve davalıdan oluşan) taraflar, davacı tarafından hasma yöneltilmiş bir istem sonucu ve bu talebin dayanağını oluşturan hukuki sebepleri içermeyen, sadece mahkemeye sunulan bir dilekçe ile talep edilen şerhin kaldırılması isteminin reddi kararı da temyizi kabil nitelikte nihai bir karar değildir. Temyizi kabil olmayan bir karar için temyiz isteminde bulunulduğundan dilekçenin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy