MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.07.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişinin 14.11.2008 tarihli krokisinde kırmızı renkle gösterilen 295.65 m2 yüzölçümündeki yere davalı 462 sayılı parselin malikinin, 181.63 m2 yere de diğer davalı 1459 sayılı parselin malikinin elattığı saptandığından vaki haksız elatmalarının önlenmesine, 1462 sayılı parselin malikine ait taşkın kısmın kal’ine karar verilmiştir.
Hükmü davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalılardan 1459 sayılı parselin malikinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalılardan 1462 sayılı parselin malikinin temyiz itirazlarına gelince;
Davada kal istemi yoktur. HUMK'nun 74.maddesinde hükme bağlanan taleple bağlılık kuralı gereğince istem olmadığı halde ayrıca kal hükmü de kurulması doğru olmadığından karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle 1459 parsel malikinin bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca 1462 parsel maliki yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 25.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.