MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.03.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.08.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, komşusu davalının taşınmazında bulunan ambar saçağından gelen suların kendisine zarar vermesi nedeniyle daha önce açtığı davada oluk takılması konusunda karar aldığını ve karar uyarınca davalının çatısına oluk taktırdığını ancak zararının giderilmediğini, tekrar incelenerek oluğun mağduriyetine yol açmayacak şekilde yapılması hususunda karar verilmesini, bu gerekçelerle taşınmazına elatmanın önlenmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyize getirmiştir.
Mahkemece, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 16.07.2010 tarihli fen bilirkişi ... Altın’ın raporunda davalının 122 parsel sayılı taşınmazında bulunan ambarın saçağının üstten (A) harfi ile gösterip kırmızı renkli alan olan 0,59 m2 yerin davacıya ait 121 sayılı parsele tecavüzlü olduğu bildirilmiştir. Taraflar arasında görülen daha önceki davalarda yeni tespiti yapılan 0,59 m2 tecavüz ile ilgili bir karar bulunmadığı dikkate alınarak bu yer ile ilgili olarak elatmanın önlenmesine karar vermek gerekir iken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 09.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy