MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.07.1998 gününde verilen dilekçe ile mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, birleştirilen dosya ve karşı davada davacılar tarafından verilen 03.08.1998 tarihli dilekçe ile mer'aya elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 09.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.07.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... ve Av.... ile karşı taraftan davalılar-davacılar vekili Av.... ve Hazine vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve tazminat, birleştirilen davalar ise kadimden beri yararlanılan mer'aya elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 23.05.2003 tarihli kararı ile eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen yetkisizlik kararı 26.06.2007 tarihli kararımız ile onanmış, hüküm 25.07.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
HUMK'nun 193. maddesinin 2. fıkrası; "görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur" şeklindedir.
Her ne kadar eldeki davada birleştirilen dosyaların davacıları tarafından süresinde verilen dilekçe üzerine yargılamaya yetkili mahkemede devam edilerek temyize konu hüküm verilmiş ise de birleştirilen davalar tek bir dava olmayıp varlıklarını bağımsız olarak sürdüren ayrı ayrı davalardır. Belirtilen nedenle davacı-davalı ... Köyü Tüzel Kişiliğinin davacısı olduğu davanın yetkili mahkemede incelenebilmesi, bu davacının da HUMK'nun 193. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen 10 günlük yasal süre içerisinde yetkili veya yetkisizlik kararı veren mahkemeye başvuruda bulunmuş olmasına bağlıdır.
Eldeki davada davacı ... Köyü Tüzel Kişiliğinin 193. maddede belirtilen süre içerisinde usulüne uygun olarak yapılmış bir başvurusu bulunmamaktadır. Davanın HUMK'nun 193. maddesinin son fıkrası gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 750.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı/davalı ... Köyü Tüzel Kişiliğinden alınarak davalılar/davacılar Tazeköy, Bereketli ve Kireçli Köylerine verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy