MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.11.2007 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.09.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av.... ile karşı taraftan davacı vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, sözleşmenin geçerli olmadığının ve zamanaşımının söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan
2010/6499 - 8953
sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Davacı, ... ada ... numaralı parselde davalı adına tahsis edilen 182 metrekare yerin 1/2 hissesini 20.06.1990 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, bedelini ödediğini, tahsise konu yerin ... ada ... parsel ve 217.17 metrekare olarak davalı adına tescil edildiğini belirterek tapu kaydının iptali ile 1/2 hissesinin adına tescili isteğinde bulunmuş, mahkemece istek hüküm altına alınmış, 3 numaralı parselin 1/2 hissesinin davalı adına tesciline karar verilmiştir.Ancak, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin konusu, davalı adına tahsis edilen 31 numaralı parseldeki 183 metrekarenin yarı hissesi olup hüküm altına alınan parsel ise 217.17 metrekaredir.
HUMK’nun 74.maddesi gereğince hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya bir başka şeye karar veremez. Mahkemece anılan yasa hükmü ve satış vaadine konu olan taşınmaz imar uygulamasına tabi tutulmuş ise düzenleme ortaklık payı da dikkate alınarak belirlenecek hissenin tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazlarının yukarıda (1).bentte yazılı nedenlerle reddine, (2).bentte yazıl nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 750.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 21.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.