MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, Manyas Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/504 Esas sayılı dosyasında kayıtlı tapu iptal ve tescil davasında verilen yetkiye dayanarak 1628 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilindeki “... oğlu, ...” kaydının “... oğlu, ...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü, davalı vekili vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesi ile temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, 1628 parsel sayılı taşınmazdaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtları ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Tapu kayıtlarından taşınmazın “... oğlu, ...” adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. İsmi düzeltilmesi istenen “... oğlu, ...’e” ait nüfus kayıtları tapu kayıtları ile uyumlu bulunduğundan davanın reddine karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Mahkemece, davada kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. HUMK’nun 417.maddesi uyarınca davada bir tarafın haklı çıkması halinde diğer tarafın yaptığı yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan tahsili gerekir. 29.5.1957 tarihli ve 4/16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca vekalet ücreti de yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Davanın reddine karar verildiğinden davada kendini vekil ile temsil
2010/8085-9559
ettiren davalı yararına vekalet ücretine Hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/VII maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının dört numaralı bendinin tümünün hükümden çıkarılarak, yerine “Davada kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına 1.000TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, 30.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.