MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.08.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçıları ve davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, genel yola çıkışı bulunmayan 1707 parsel sayılı taşınmazı lehine, davalılara ait 1704, 1705, 1706 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalılar ve dahili davalı ... davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, 26.7.2008 tarihli bilirkişi krokisinde 2. alternatif olarak gösterilen yerden geçit hakkı kurulmuştur.
Hükmü, davalılar ... mirasçıları ve davacılar temyiz etmiştir.
Geçit hakkı kurulması istemine ilişkin davalarda, irtifak hakkı taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından, leh ve aleyhine irtifak hakkı kurulması istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına mecra irtifakı kurulacak taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
HUMK’nun 73. maddesi uyarınca kanunda gösterilen istisnalar dışında bir taraf usulünce davet edilerek, dinlenip iddia ve savunması tespit edilmeden aleyhine hüküm kurulamaz.
Somut olayda; mahkemece üzerinden geçit kurulmasına karar verilen 1706 parsel sayılı taşınmazın maliki ... yargılamalar sırasında 22.5.2008 tarihinde ölmüş, fakat mirasçıları davada yer almamışlardır. Açıklanan bu nedenle mahkemece taraf teşkili tamamlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacıya 1706 parsel sayılı taşınmazın maliki ... mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra taraf delilleri toplanmalı, çekişmenin esası hakkında inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Taraf teşkili sağlanmaksızın davada taraf olmayanlar aleyhine de sonuç doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy