MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 30.03.2010 gün ve 2010/712-3443 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalı ... ’ün paydaşı olduğu dava konusu 15 adet parseldeki paylarını noterde 17.02.1989 tarihinde düzenlenen sözleşme ile mirasbırakanları ...’a satışını vaat ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve pay tescili istemişlerdir.
Dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında vakıf şerhi belirtmesi bulunduğundan ... davaya dahil edilmiştir. ... ise, davalı ...’den alacaklı olduğunu ileri sürerek, davalı ... yanında davaya fer’i müdahil olarak katılmıştır.
Davalı ... vekili, satış vaadi sözleşmesinin hileli işlem ile yapıldığından geçersiz olduğunu ve zamanaşımı süresinin de dolduğunu savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... idaresi vekili, taviz bedelinin ödenmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 509 parsel sayılı taşınmazda davalının paydaş olmadığı gerekçesi ile bu parsel yönünden davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... ile fer’i müdahil ... temyiz etmiş, karar Dairemizin 30.3.2010 tarihli ilamı ile ve ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı ve fer’i müdahil karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile Dairemizin bozma ilamında belirtilen nedenlere göre davalı ve fer’i müdahilin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istekleri yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- HUMK’nun 420.maddesi gereğince davaya müdahil olan kimsenin katıldığı taraf aleyhine karar verilirse yalnız müdahale gideri ödemeye mahkum edilir. Aksi durumda bu gider karşı tarafa yüklenir. Bununla birlikte karar üçüncü kişinin katıldığı taraf lehine verilmiş olsa bile lehine karar verilen tarafın tutum ve davranışları üçüncü kişinin katılmaya ilişkin giderin tamamı veya bir kısmı lehine karar verilen tarafa yüklenebilir. Kural olarak davaya müdahil olan taraf leh ve aleyhine hüküm kurulması olanaklı bulunmadığından fer’i müdahilin avukatlık parasından sorumlu tutulması da mümkün değildir.
Bu durumda fer’i müdahilin yargılama harç ve giderleri ile bu arada avukatlık ücreti ile sorumlu tutulması doğru değildir. Temyiz edilen kararın bu nedenle de bozulması gerekirken bu hususun gözden kaçırıldığı anlaşılmıştır.
Karar düzeltme istemi bu nedenle kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı ve fer’i müdahilin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, 2.bent uyarınca kabulü ile Dairemizin bozmaya ilişkin 30.3.2010 tarih 2010/712-3443 sayılı ilamına 3.bent bozma nedeni olarak yukarıda 2.bentte açıklanan bozma gerekçesinin yazılmasına, aynı yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaletiyle takdiren 190,00 TL para cezası ile 35,50 TL karar düzeltme ret harcının davalı ...’den tahsiline, 15.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy