MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu Başhüyük köyü, 672, 757, 768, 4642, 2872 ve 1949 parsel numaralı taşınmazların tapu kayıtlarında murisi babası ... oğlu, ...’ın “...” yazılı isminin “...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, 672, 757 ve 768 parsel numaralı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne; 4642, 2872 ve 1949 parsellerin tapu kayıtlarında ise davacının murisinin isminin “...” yazılı olmayıp “...” yazılı olduğundan bu parsellere ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Somut olayda; davacının murisi babası ... oğlu, ...’ın nüfus kaydından Sarayönü Asliye Hukuk mahkemesinin 1980/67 E 125 K sayılı ilamı ile soyadının 30.06.1980 tarihinde “...” iken “...” olarak düzeltildiği görülmektedir. Dava konusu taşınmazların ise kadastro tespit tarihleri 08.09.1978, 30.04.1979, 13.06.1979, 05.05.1980 tarihleri olup, 672 sayılı parselin dayanak komisyon kararında edinme nedenin Başhüyük Belediyesi Encümeninin 05.04.1972 tarihli ve 13 nolu kararı olduğu ayrıca 4642, 2872 ve 1949 parsel numaralı taşınmazların dayanağının da 05.10.1970 tarihli 90, 95 ve 97 sıra numaralı ... oğlu ... adına kayıtlı tapu kayıtları olduğu anlaşılmaktadır. Kadastro tutanaklarının tespit tarihleri ve dayanak tapu kayıtları tarihleri ile davacının murisinin soyadını değiştirdiği 30.06.1980 tarihi arasındaki çelişki üzerinde durulmadan hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Ayrıca, 4642, 2872 ve 1949 sayılı parsellerin kadastro tutanakları ile dayanak tapu kayıtlarında taşınmaz malikinin “... oğlu, ....” olduğu halde getirtilen tapu kayıtlarında taşınmaz malikinin isminin nasıl “...” olduğu tapu sicil müdürlüğünden sorulmadan, davacının murisi ... oğlu, ...’ın babası ...’in verasete esas nüfus aile kaydı getirtilmeden ... oğlu, ...ın kimlik bilgileri ile nüfus müdürlüğünden araştırma yapılmadan ve 05.10.1970 tarihli 90, 95 ve 97 sıra numaralı tapu kayıtlarının dayanakları getirtilmeden davanın ispatlandığı sonucuna varılarak hüküm tesis edilmiştir
Eksik inceleme ve araştırma sonucu mülkiyet nakline sebep olacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.