MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.01.2010 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, mirasbırakanı adına tapuda kayıtlı 2331 ada 25 sayılı parseldeki 2/30 arsa paylı 12 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydında tedbir şerhi bulunduğunu, bu belirtmenin kayıttan terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu işlemin idari bir işlemden kaynaklanmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Yukarıda vurgulandığı üzere uyuşmazlık 12 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydındaki tedbir şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. İhtiyati tedbir kararı geçici nitelikte bir önlem olup durum ve şartların değişmesi halinde değiştirilebilir. İhtiyati tedbirden maksat, üzerinde çekişme yaratılan bir taşınmazın dava sırasında başkasına devredilmesini önlemek, kısaca taşınmazın devrini yasaklamaktır. Bu tedbir tapu siciline işlendikten sonra malik taşınmaz mülkiyetini ancak bu kısıtlama ile devredebilir. Diğer taraftan, Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi uyarınca düzeltme ancak mahkeme kararı ile yapılabilir. Böyle olunca işlemi idari bir işlem olarak nitelemek olanaklı değildir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; istem ancak mahkeme hükmü ile karara bağlanabileceğinden çekişmenin esası hakkında bir hüküm kurmak olmalıdır.
Değinilen yönün gözardı edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.