MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.03.2009 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, irtifak hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, 756 ada 303 sayılı parsel üzerindeki yapının kal’i suretiyle elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
İncelenen 303 sayılı parsele ait kayıt örneğinden bu parselde davalının payının bulunmadığı görülmektedir. Türk Medeni Kanununun 718. maddesi uyarınca arazi mülkiyetinin kapsamına yasal sınırlar saklı kalmak koşuluyla yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Kısaca, kal’ine karar verilen bina kayıtta malik kimse ona aittir.
Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak ... sayılı parsel için açılmış bir dava olmadığı ve ... sayılı parselde davalının payı bulunmadığı halde davanın reddi yerine 303 sayılı parselin kayıt malikleri davada tarafmış gibi çekişmenin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
2010/9254 - 9476
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 30.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy