MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davacı Hazinenin davalılardan ...'e yönelik davasının reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen 17.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla açılmıştır.
Mahkemece, davacı Hazinenin davalılardan ...'e yönelik davasının reddine, diğer davalılar yönünden hükmü temyiz etmediklerinden kararın kesinleşmesinden dolayı paylarının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Taşınmazın yayla olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasına ilişkin mahkemenin 04.07.2006 tarihli kararının davalı paydaş ...'in temyizi üzerine Dairemizin 14.11.2008 gün ve 2008/11032 - 13954 sayılı kararı ile ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı ...'e hasren bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalılardan ... yönünden davanın reddine, diğer davalıların müşterek payları yönünden davanın kabulüne ilişkin hükmü temyiz etmemeleri ve kararın davalı ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz edene hasren bozulması gözetilerek bu davalılar yönünden önceki kararın kesinleşmesi karşısında mahkemece önceki kararda verilen bu davalılar yönünden tapudaki müşterek payları için "...davanın kabulü ile 431 ada 5 parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile yayla olarak özel sicile kaydedilmesine" ilişkin kısmın aynen geçerliliğine, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararında nelerin yazılacağı HUMK'nun 388. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve terüddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aynı kural HUMK'nun 389. maddesinde de tekrarlanmıştır. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir(Hukuk Genel Kurulunun 10.09.1991 tarih 281-415 ve 25.09.1991 tarih 355-440 sayılı Kararları). Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Somut olayda, mahkemece bu yön gözetilmeden hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle "Bir kısım davalılar yönünden verilen kararın aynen geçerliliğine" şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiş ise de bu hatanın giderilmesi yeni bir yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2).bent uyarınca hükmün 1.fıkrasının b bendinin mahkememizin önceki kararında diye başlayan paragrafın 2.fıkraya kadar olan kısmının tümden hükümden çıkartılarak yerine "Hazine yararına oluşan usulü müktesap hakkın korunması gerekeceğinden gayrimenkulün tapu kaydının 2/8 pay ..., 2/8 pay ...., 2/8 pay ...., 1/8 pay ... adına olan tapu kaydının iptali ile özel sicile kaydedilmesine" sözcüklerinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 22.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy