MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.09.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Hükmün temyiz eden davalı ...'ın 289 ada 9 sayılı parseli aleyhine, 289 ada 22 sayılı parsel lehine daha önce görülüp sonuçlanan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/360 esas 2010/742 karar sayılı dosyasında mor renkle ve (H) harfi ile gösterilen yerden geçit kurulmuştur. Bu davada ise 289 ada 23 sayılı parsel lehine 289 ada 9 sayılı parselin (I)+(J)+(H) ile gösterilen kesiminden geçit kurulmasına karar verilmiştir. Görüldüğü üzere 289 ada 9 parsel sayılı taşınmazın (H) harfi ile gösterilen kesiminden ikinci defa kurulan geçit nedeniyle yüklenecek ek külfete davacının da katlanması gerekeceğinden fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi ve Türk Medeni Kanununun 4. maddesi gereğince takdir hakkı da gözetilerek uygun bir geçit bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bedel takdiri doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir, (2) numaralı bentuyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.