MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.07.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 30.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayalı geçit hakkı tesisi istemiyle açılmıştır.
Davalılardan 846 sayılı parselin maliki ... ve 895 sayılı parselin maliki ..., 4 m. genişliğinde geçit kurulmasını kabul ettiklerini bildirmiş, davalılardan Vakıflar idaresi davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacılar vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Dairemizce "mahkeme karar gerekçesinin incelenmesinden, geçit eninin 4 m. olarak kabul edildiği görülmektedir. Ancak, hüküm fıkrasında gönderme yapılan bilirkişi rapor ve krokisinde geçit eninin 6 m. olarak benimsendiği ve krokinin buna göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. Şu haliyle hüküm fıkrasının gerekçesi ve hüküm fıkrası birbiriyle çelişkilidir. Hüküm fıkrasının gerekçeye uygun düzenlenmesi zorunludur. Karar gerekçesine aykırı hüküm tesisinin infazda da tereddüt yaratacağı açıktır" gerkçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 819 sayılı parselin lehine davalı 846, 895 ve 894 sayılı parseller sınırından 08.07.2009 tarihli fen bilirkişisi ek raporuna ekli 1
numaralı kroki gereğince 3 metre eninde geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili ve davalılardan Vakıflar İdaresi vekili temyiz etmiştir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir.
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Somut olayda; davacı tuğla fabrikasından genel yola ulaşmak amacıyla geçit kurulmasını istediğinden ve fabrikaya malzeme getiren ve fabrikadan tuğla taşıyan kamyon vs. araçların zaman zaman verilecek yoldan karşılıklı olarak geçmeleri gerektiği de gözetilerek 4 metre genişliğinde geçit verilmesi Dairemizin ilkelerine uygundur. Kaldı ki 894 sayılı parselin maliki Vakıflar İdaresi dışındaki davalılar 4 metre genişliğinde geçit vermeyi kabul etmişlerdir. İşin niteliği gereği de geçit güzergahının başlangıcından genel yola kadar aynı genişlikte olması gereklidir.
Ayrıca 26.07.2006 tarihinde bu dava açılmış, 05.01.2010 tarihli bilirkişi raporu ile davalı ... İdaresi adına kayıtlı 894 parselden kurulan geçitin bedeli dava tarihi itibariyle 119.46 TL olarak belirlenmiştir. Hüküm tarihi
itibariyle bu bedel düşük kaldığından geçit bedelinin hüküm tarihine yakın olacak şekilde yeniden tespiti yapılıp davalı adına depo ettirilmesi gerekir.
Diğer taraftan geçit kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.