MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.03.2008 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil veya irtifak hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, temliken tescil koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
157 ada 1 sayılı parselden ifraz sonucu oluşan dava konusu 5 sayılı parselin ... Belediyesi adına, 6 sayılı parselin ise ... Belediyesi ve ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, dosya içerisindeki 02.10.2009 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide gösterilen 5 numaralı parsel üzerindeki binalarının 6 numaralı parsele taşkın olduğunu belirterek Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayanarak 6 numaralı parselin adına tescilini talep etmektedir.
Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanunu m. 684/1 ve 718/2 hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş olup, anılan hüküm;
"Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmaz bütünleyici parçası olur.
Böyle bir irtifak hakkı yoksa zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyi niyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilir" şeklindedir.
Görüldüğü üzere, Türk Medeni Kanununun 725.maddesi gereğince taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil istenebilmesi için davacının taşkın inşaatın bulunduğu taşınmazın maliki olması gerekir. Davacı ise bu taşınmazın maliki olmayıp, halen belediye adına kayıtlı olan taşınmaza inşa etmiş bulunduğu gecekondusu nedeniyle tapu tahsis belgesi sahibidir. Tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp, davacının taraf sıfatı dolayısıyla aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekirken, Türk Medeni Kanununun 722., 723., 724. ve 725.maddeleri hükümlerinden bahsedilerek davacının iyiniyetli olmadığından bahisle davanın reddi doğru değildir. Ancak, karar sonuçta davanın reddine ilişkin olduğundan HUMK'nun 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün gerekçesinin HUMK'nun 438/son maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.