MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda soyadı düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın davalı idare yönünden kabulüne dair verilen 31.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, murisi babasının dava konusu Haruniye köyü, 211 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında “...” yazılı soyadının “Mayuk” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare temsilcisi temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.
Tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç tapudaki kayıtların, nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir.
Dava konusu 211 parsel numaralı taşınmazın tapulama tutanağının dayanağı, Şubat 1944 tarihli ve 2 sıra no' lu tapu kaydıdır. Dayanak tapu kaydından taşınmazın 1771 sayılı Kanuna göre ... muhacirlerinden ... oğlu, ... efradı ailesine iskanen tahsis ve temlik edildiği görülmektedir. Tutanağının edinme sütununda da aynı şekilde dayanak tapu kaydı uyarınca 07.07.1975 tarihinde ... oğlu,
... ... adına tespit yapılmıştır. Bu tespite, davacı ile aynı kimlik bilgilerine sahip “... oğlu, ...”un itirazı sonucunda, 21.09.1984 tarihli komisyon kararında özetle “…itiraz edenin ne kendisi, ne de murisi evveli adına tapu veya vergi kaydı bulunmadığı ve zilyetliklerinin de olmadığı…” belirtilmek suretiyle taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan nüfus araştırması sonucunda ise, ... mahallesi, C:47, H:43, BSN:2’de nüfusa kayıtlı ve tapu kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip 1874 doğumlu olup, 1932 yılında vefat eden “... oğlu, ... ...”’ın bulunduğu anlaşılmıştır.
Bütün bu saptamalardan sonra mahkemece tapu kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip “... oğlu, ... ...”’ın, anne-baba-kardeş ve çocuklarını gösterir nüfus aile kaydı ile varsa naklen geldiği yere ait nüfus kaydı getirtilmeli, tapulama tutanağına itiraz eden ... oğlu, ...’un davacı olup olmadığı araştırılmalı ve dayanak 1944 tarihli tapu kaydında, ... muhaciri olan kayıt malikinin “efradı ailesine” taşınmazın tahsis ve temlik edilmiş olduğu da nazara alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, keşif yapılarak tanıklar ve tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek bir karar verilmesi gerekir.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu mülkiyet nakline sebep olacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy