MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Davacı tarafından, davalı aleyhine 09.09.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacıya ait 188 sayılı parsel lehine, davalı ... Müdürlüğüne ait 180 sayılı parsel aleyhine fen bilirkişisinin raporu ve krokisinde (2) no’lu alternatif olarak gösterilen yerden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297/2 maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olaya gelince; davacı, 188 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazının genel yola bağlantısı bulunmadığını belirterek davalılara ait taşınmazlardan geçit hakkı kurulması için dava açmıştır. Mahallinde yapılan keşif sonucu fen bilirkişisinin 03.03.2010 havale tarihli rapor ve krokisinde (2) no’lu alternatif olarak gösterilen 180 parsel sayılı taşınmazdan geçen güzergahın uygun olduğu bildirilmiş, mahkemece de bu güzergahtan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Dosyada mevcut tapu kayıtlarının incelenmesinde 180 parsel sayılı taşınmazın ölü ..., ölü ..., ölü ..., ..., ... ve ... adlarına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu, tapu maliklerinin mirasçılarının usulüne uygun olarak davada yer almadıkları anlaşılmaktadır. ... Genel Müdürlüğüne ait taşınmaz 363 sayılı parsel olduğu halde hüküm fıkrasında 180 sayılı parselin malikinin ... olduğu belirtilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Tapu kayıtlarının incelenmesinden anlaşılacağı üzere ... idaresinin 180 sayılı parselle bir bağlantısı bulunmadığından hükmün infazı mümkün değildir. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan yükümlendirilen taşınmazın malikinin ... idaresi olarak belirtilmek suretiyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyizin niteliğine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy