MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.02.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 293 sayılı parselin maliki, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayanarak 294 sayılı parsel üzerinden geçit kurulması isteğinde bulunmuştur.
Birleştirilen davada 292 ve 294 sayılı parseller malikleri, 293 sayılı parsel üzerinden aynı nedene dayanarak geçit tesisi talep etmiştir.
Mahkemece, asıl dava kabul edilerek 293 sayılı parsel yararına bilirkişi krokisinde sarı ile boyanan ve (A) harfi ile işaretlenen taşınmaz bölümünden 294 sayılı parsel aleyhine geçit irtifakı kurulmuştur.
Birleştirilen davanın kabulü ile 292 sayılı parsel yararına bilirkişi krokisinde (B) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünden 293 aleyhine geçit irtifakı kurulmuştur.
Hükmü, 292 ve 294 sayılı parseller malikleri temyiz etmiştir.
1-Asıl dava yönünden;
Asıl davada, 293 sayılı parsel yararına 294 sayılı parsel üzerinden krokide (A) harfi ile gösterilen yerden geçit kurulmuştur. Ne var ki, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre 2,5-3 m eninde olması gereken geçit eninin ne olduğu bilirkişi raporunda gösterilmemiştir. Bilirkişiden ek rapor alınarak geçit eninin krokili raporda gösterilmesi ve bunun azami 2,5-3 m olması gerekir.
Davanın niteliği gereği, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken bunun davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar, bu nedenlerle 292 ve 294 sayılı parseller maliki yararına bozulmalıdır.
2-Birleşen dava yönünden ise;
Birleşen davada, 292 sayılı parsel için 293 sayılı parsel aleyhine bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen yerden geçit kurulmuştur. Geçit davalarında kesintisizlik ilkesi gereği, geçit ihtiyacında olan taşınmazın genel yolla kesintisiz biçimde bağlantısı sağlanmalıdır. Bu şekilde kurulan hükümle, 292 sayılı parsel genel yola bağlanmadığından kesintisizlik ilkesi ihlal edilmiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş, 292 ve 294 sayılı parseller aynı kişilere ait olduğundan 292 sayılı parsel için 294 sayılı parselden akti irtifak tesisi için mehil vermek, dava konusu geçit hakkında bundan sonra bir hüküm kurmak olmalıdır.
Diğer yandan yukarıda belirtildiği üzere davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin birleşen davanın davacıları üzerinde bırakılması gerekirken, davalılardan tahsiline karar verilmesi de yanlıştır.
Karar, bütün bu nedenlerle de 292 ve 294 sayılı parseller malikleri yararına bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün asıl davanın davacıları yararına, 2.bent uyarınca da birleşen davanın davacıları yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.