MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 11.08.2010 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni - ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ıslah yoluyla öne sürülen istek ise ecrimisil tahsili taleplerine ilişkindir.
Davalılar, çekişme konusu taşınmazı kullanmaktan vazgeçtiklerini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne davalıların haksız elatmalarının önlenmesine, 604,35 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-516 sayılı parselde davacı 5/8 oranında pay malikidir. 3/8 pay ise dava dışı Şefik’e aittir. Dolayısıyla, davacının talep edebileceği ecrimisil miktarı 5/8 pay ile sınırlıdır.
Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak, tüm pay maliki davacı imiş gibi 604,35 TL ecrimisil ödetilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.