MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davaya konu taşınmazda ortaklığın giderilmesi amacıyla açtıkları davada almış oldukları yetkiye istinaden bu
davayı açtıklarını belirtmiş, ancak yargılama sırasında dosya içerisine yetki belgesini sunamamış olduğundan Dairemizin 18.07.2011 günlü ve 2011/8185 Esas, 2011/9450 Karar sayılı geri çevirme kararında adı geçen yetki belgesinin dosyaya ibrazı istenmiştir. Mahkemece 23.08.2011 gününde dosya içerisine alınan Iğdır Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.09.2010 günlü ve 2010/480 esas sayılı "yetki belgesidir" başlıklı belgesinde "Davacı vekili ...'e ölü olan dahili davalılar ...ın veraset ilamlarının çıkartması için yetki verilmiştir." ibaresi yer almaktadır. Buna göre dosyaya sunulan yetki belgesinin ancak veraset davası açma hakkı sağlayacağı, yetki belgesinin tapu kaydında isim tashihi davası açmak bakımından davacıya yetki vermeyeceği, bir başka deyişle yetki belgesinin kapsamının genişletilemeyeceği sabittir. Yetki belgesi olmaksızın davacının dava açma hakkı bulunmadığından davanın aktif dava ehliyeti yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.10.2011 gününde oybirliği karar verilmiştir
Full & Egal Universal Law Academy