MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 08.10.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, ... ve ... tarafından davalı ... aleyhine geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına geçit hakkı kurulması davasının ise kabulüne dair verilen 17.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalılar, davacının açmış olduğu davanın reddini, kendi açmış oldukları davada, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit irtifakı tesisini istemişlerdir.
Mahkemece, geçit irtifakı kurulması davasının kabulüne, elatmanın önlenmesi davası hakkında ise konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve birleşen dosyanın davalısı ... temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit
gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Geçit isteyen 6 sayılı parselin maliki ... 5 sayılı parselin maliki ...'ya taşınmazını satarken kendisi için yol da temin edildiğini belirterek krokide (C+D) ile gösterilen güzergahtan geçit istemiştir. 5 sayılı parselin maliki ... da aynı yerden geçit kurulmasını talep etmiştir. Ancak geçit kurulurken fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince her iki taşınmaz için aynı yerden geçit kurulması gerekmeyebilir.
Davalı 2 ve 3 sayılı parsellerin maliki ... krokide (E) ile gösterilen yerden gerekirse ücretsiz olarak geçit vermeyi kabul ettiğine göre 5 parsel sayılı taşınmaz yararına öncelikle (E) ile gösterilen yerden geçit kurulmalıdır. 5 sayılı parselin maliki ...'nun buradan geçit kurulmasını açıkça kabul etmemesi halinde davasının reddi gerekir.
6 sayılı parselin maliki ...'ın talebine gelince; 6 sayılı parsel yönünden krokide (E+F) ile (G+H) veya (I+J) ile gösterilen alternatifler ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Gerek 5 gerekse 6 sayılı parselin malikleri davacılar ... ve ...'ın krokide (C+D) ile gösterilen yerden geçit kurulmasında ısrar etmeleri başka yerden geçit istememeleri, durumunda her iki davacının da davasının reddine karar verilmelidir.
Elatmanın önlenmesi davası yönünden ise yukarıda açıklanan hususlar değerlendirilerek geçit kurulacak güzergahlar açıkça belirlendikten sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılmalıdır.
Tüm bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy