MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 03.01.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki Hazine fazlalığının paya dönüştürülerek belirtmenin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, paydaşı olduğu taşınmazların beyanlar hanesinde yer alan Hazine fazlalığının Hazine yararına paya dönüştürülerek terkinini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, beyanlar hanesindeki miktar fazlasının Hazineye ait olduğuna ilişkin belirtmenin terkini istemine ilişkindir.
Davacılar ve dava dışı kişiler dava konusu taşınmazlarda paylı maliklerdir.
Taşınmazda Türk Medeni Kanununun 688. maddesinde öngörülen "paylı mülkiyet" hükümleri geçerlidir. Türk Medeni Kanununun 688. maddesinde "paylı mülkiyette birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir" hükmü yer almaktadır. Müşterek mülkiyette ise; birden fazla kimse bir taşınmaza belirli bir oranda, bölünmemiş ve taşınmazın bütününe yaygın bir pay ile, birlikte maliktirler. Paydaşlardan her biri kendi bölünmemiş ve taşınmazın tümüne yaygın payında malik gibi tasarruf etme yetkisine sahiptir.
Dava konusu taşınmazlar paylı mülkiyete konu olup davacılar da paydaştır. Payları üzerindeki mülkiyet hakkının sağladığı yetkiye dayanarak miktar fazlası kaydının terkinini istemişlerdir. Mahkemece Hazine lehine olan fazlalık paya dönüştürülürken tüm paydaşların payları değiştirilmiştir. Paylı mülkiyete ilişkin ilkeler gereğince davacı tüm paydaşların hakkını etkileyecek nitelikteki bir tasarrufu tek başına yapamaz. Taşınmazdaki mülkiyet hakkını değiştirecek nitelikteki iş ve işlemler Türk Medeni Kanununun 690.maddesi kapsamın olağan yönetim işlerinden değildir. Davacı sadece kendi payı üzerinde tasarrufta bulunabileceğinden taşınmazın tamamı üzerindeki mülkiyet hakkını etkiler nitelikte hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA 25.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy