MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 05.07.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayalı geçit irtifakı tesisi istemiyle açılmıştır.
Davalı, davacıların geçit ihtiyacı olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, 2420, 8561, 8562 sayılı parsellerde bilirkişinin 09.03.2011 tarihli krokili raporunda belirtmiş olduğu şekli ile 2420 sayılı parselden davacılar adına 29,91 m2 geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
İncelenen tapu kayıt örneğinden; geçit ihtiyacı içerisinde olduğu öne sürülen 8561 sayılı parselin davacı ... adına olmadığı, taşınmaz malikinin ... olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kayıt maliki olmayan kişinin Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayanarak geçit hakkı tesisi talebine olanak yoktur.
Diğer taraftan, geçit davalarından maksat genel yolla bağlantısı olmayan taşınmazların kesintisiz bir biçimde genel yolla bağlantısının sağlanmasıdır. Pafta örneğinden, gerek 8561 gerekse 8562 sayılı parsellerin batıda yolla bağlantısının bulunduğu görülmektedir. Genel yola bağlantısı olan bu taşınmazların geçit ihtiyacı bulunduğu kabul edilemeyeceğinden, davanın bu nedenle de reddi gerekir.
Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak, 8561 ve 8562 sayılı parsellerin geçit ihtiyacı varmış gibi davanın kabulü doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy