MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.11.2008 gününde verilen dilekçe ile alacağın tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser bedelinden kalan alacağın tahsili istemiyle açılmıştır.
Davalı, davacı yükleniciye süreklilik arz eden kumaş boyama işini yaptırdığını, boyanan bir kısım kumaşların ayıplı olduğunu, mevcut ayıplar sebebiyle davacıya 27.09.2007 tarihli reklamasyon faturası gönderdiğini, reklamasyon faturası tutarı tenzil edildiğinde davacıya borcu kalmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak 2.582,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taraflar Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi ticari şirkettir. Türk Ticaret Kanununun 82.maddesine göre ticari işlerden dolayı tacir olan kimseler arasında çıkan uyuşmazlıklarda, ticari defterlerin lehe delil olarak kabul edilebilmesi için açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması, bir tacirin tutmakla zorunlu olduğu bütün defterlerin de bir birini teyit etmesi gerekir. Aksi takdirde, ticari defterler lehe delil olmaktan çıkar. Ancak, aynı yasanın 84.maddesi uyarınca tacirin ticari defterlerinde aleyhine düştüğü kayıtlar onun aleyhine delil olur.
Somut olaya gelince; dosyaya sunulan bilirkişinin 03.05.2010 tarihli raporda her iki taraf defterlerinin yöntemince tasdiklerinin yapılmadığı, dolayısıyla lehlerine delil teşkil etmeyeceği bildirilmiştir. Öte yandan, davalının düzenlediği 27.09.2007 tarihli reklamasyon faturası da davacı defterlerine kayıtlı değildir. Bu bakımdan da fatura, davalı lehine delil teşkil etmez. Ancak;
Davacı, 27.05.2007 günlü delil dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmıştır. Mahkemece davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılmalı, taraflar arasındaki uyuşmazlık yeminin sonucuna göre bir hükme bağlanmalıdır.
Değinilen yön gözardı edilerek ticari defterleri davacı lehine delil teşkil edermiş gibi istemin yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy