MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.08.2010 gününde verilen dilekçe ile eser sözleşmesine dayalı olarak yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı, davacı ile akti bir ilişkisi bulunmadığını, davacının yaptığını iddia ettiği işlerin kiracısının talebiyle yapıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından yapıldığı saptanan demir imalatının yapıya zarar vermeden sökülmesi koşuluyla dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında sözlü veya yazılı yapılmış bir eser sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, demir imalatının gerçekleştirildiği bina davalıya aittir. Bu şekilde davacı, vekaleti olmadan başkasının hesabına tasarrufta bulunmuştur (BK m.410). Aynı yasanın 413.maddesine göre iş sahibinin menfaatine yapılan bir iş olduğundan davacı işin yapıldığı yıl rayiçlerine göre bedelini isteyebilir.
Mahkemece yapılması gereken iş, yerinde keşif yapılarak bilirkişiye işin yapıldığı yıl rayiçlerine göre bedelini hesaplatmak, alınacak rapor doğrultusunda istemi hükme bağlamak olmalıdır.
Değinilen yönün gözardı edilmesi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.