MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 31.07.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/937 esas 2008/1135 karar sayılı kararı ile mahkemece davanın değeri yönünden asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, bu karar 15.05.2009 tarihinde dairemizce onanmıştır. Onama kararı davacıya 23.06.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili 30.09.2009 tarihli dilekçe ile dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin o tarihte yürürlükte olan HUMK’nun 193/3. maddesi uyarınca kesinleşme tarihinden itibaren 10 gün içinde yeniden dilekçe vermesi veya çağrı kağıdı tebliğ ettirmesi gerekirken bu süreyi geçirerek 30.09.2009 tarihli dilekçe ile sulh hukuk mahkemesine başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Mahkemece HUMK’nun 193. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 15.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy