MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 16.05.2011 gün ve 2011/5059-6384 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içerisindekki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, taşınmazın bulunduğu yörede yapılan imar ıslah planının iptal edildiğinden bahisle dava reddolunmuştur.
Davacının hükmü temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 4.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
-Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
-Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
-İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
-Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
-Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
-Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması.
-İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir,
-Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.
Eldeki davada; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan ıslah imar planının iptal edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve karar dairemizce onanmış ise de dosya içinde bulunan 07.08.2008 tarihli ... Belediyesi Harita Müdürlüğünün yazısında; 494 ada 12 parsel, 4088 ada 1 parsel ve 4062 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda yapılan imar uygulamasının ... İdare Mahkemesinin 2002/1220 E 2004/2241 K sayılı ilamı ile iptal edildiği, daha sonra Belediye Encümeninin 09.06.2008 tarihli ve 2127 sayılı kararı ile imar uygulamasının askıya çıkarıldığı, 07.06.2007 tarihli 2888 sayılı encümen kararı ile geri dönüşüm uygulaması tescil edildiği, adı geçen yerde ıslah imar planı mevcut olmadığı ancak uygulama imar planı olduğu belirtilmiştir. Tapu sicil müdürülüğünün 15.10.2009 tarihli yazısında da 494 ada 12 parsel sayılı taşınmazın imar görerek 4062 ada 1 parsel ve 4088 ada 1 parsel numaralarını aldığı bu taşınmazın da tekrar imar görerek 3828 ada 8, 9, 10, 12, 31 parsel sayılı taşınmazlar olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 25.01. 2011 tarihli yazısında 3828 ada 10 parsel sayılı taşınmazda 20.08.2009 tarihli ve 4265 sayılı encümen kararı ile imar uygulaması yapıldığı belirtilmiştir.
Bu saptamalara göre ıslah imar planı iptal edilmiş olmakla birlikte tahsise konu taşınmazın bulunduğu yerin tekrar imar uygulamasına tabi tutulduğu ve davacıya ait binanın müstakil bir imar parseli içinde kaldığı takdirde dairemizin
yukarıda belirtilen diğer ilkelerinin gerçekleşmiş olması durumunda davanın kabulü gerekir. Mahkemece bu doğrultuda araştırma yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulüyle onamaya ilişkin Dairemizin 16.05.2011 tarih 2008/5059 Esas, 6384 Karar Sayılı ilamının KALDIRILMASINA, temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.