MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.11.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, nüfus müdürlüğünün 09/05/2011 tarihli yazı ekindeki "kişi arama sonuç listesi"nde dava konusu 104 ada 89 parsel sayılı taşınmaz maliki ile aynı kimlik bilgilerini taşıyan "..." isimli bir şahsın bulunduğu saptanmış olup, mülkiyet aktarımı hususunda tereddüt oluşmuştur. Tapu kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip şahsın mirasçıları saptanıp, mülkiyet iddiaları olup olmadığı araştırılmadan eksik araştırma ile mülkiyet aktarımına yol açabilecek biçimde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; nüfus müdürlüğü tarafından yaptırılan araştırma sonucu kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip olduğu anlaşılan "..." isimli şahsın verasete esas nüfus kayıtları celbedilip mirasçıları belirlendikten sonra, mirasçılarının da katılımı ile tanıklar, mahalli bilirkişiler ve varsa tespit bilirkişileri ile birlikte dava konusu taşınmazların başında keşif yapılmalı, mirasçıların mülkiyet iddiaları olup olmadığı hususu açığa kavuşturulmalıdır. Bütün bu araştırmalar sonucunda kayıt maliki ile davacının murisinin aynı kişi olduğu yönünde tam bir kanaate varılması durumunda dava kabul edilmeli, aksi halde reddolunmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy