MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı ... aleyhine tazminat davasının kısmen kabulüne, diğer davalılar açısından reddine dair verilen 30.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve tereke temsilcisi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının murisi ... ile davalı yüklenici ... arasında yapılan 08.05.2006 tarihli yazılı satış sözleşmesi ile 10 sayılı parselden 13 no'lu mesken nitelikli bağımsız bölümü inşaat halinde iken satım ve teslim aldıklarını, bakiye bedelin davacı ... tarafından ödendiğini, ancak tapunun muvazaalı olarak diğer davalı ...'a verildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil, mümkün değilse taşınmaz bedelinin davalılardan yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı ..., arsa sahibi olduğunu, davalı ... ile dava dışı kardeşi ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davalıya yapılan satışla ilgisi olmadığını beyan etmiştir.
Diğer davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Davalı yüklenici ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 58.269,00 TL’nin davadan yasal faizi ile tahsiline, diğer davalılar açısından davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ... ve muris ...’un tereke temsilcisi temyiz etmiştir.
İddia yüklenicinin temliki işlemine dayandırılmıştır. 08.05.2006 günlü temlik sözleşmesinin konusu da mesken niteliğindeki bağımsız bölümdür.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3.maddesi (c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz “konut” niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı; kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı tüketici yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy