MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması ve asli müdahil Orman İdaresinin 07.04.2008 tarihli dilekçesi ile taşınmazın bir kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescili istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davacı Hazinenin davasının reddine, asli müdahilin davasının husumetten reddine dair verilen 19.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kadastro çalışması ile davalı adına tescil edilen 180 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadim yayla olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı Hazine'nin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2-Uyuşmazlık konusu taşınmazın imar planı içerisinde bulunduğu ve üzerinde bina yapılmak suretiyle tasarruf edildiği toplanan deliller ile sabittir. 4342 sayılı yasaya 5178 sayılı yasanın 5. maddesi, 5334 sayılı yasanın 1. maddesi ile eklenen geçici 3. maddenin ikinci fıkrası hükmünce "gerçek ya da özel hukuk kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan
davalardan, taşınmazın emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydı ile vazgeçilir." hükmü getirilmiştir. Bu madde hükmü somut olaya ilişkin bir hükümdür. Diğer bir anlatımla, somut olay bu madde hükmünün uygulanmasını gerekli kılar vaziyettedir. Sözü edilen hükme uygun biçimde rayiç bedel belirlenmiş olup bu bedelin Hazineye ödenmesi koşulu ile hüküm fıkrasının "Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına" sözcükleri ile düzenlenmesi gerekir. Ayrıca, hüküm fıkrasında “depo edilen bedelin karar kesinleşince Hazineye ödenmesine" sözcükleri de yer alacak şekilde şekillendirilmesi infazı kolaylaştırır nitelikte olacağından hüküm bölümünün yukarıya anılan biçimi ile formatlanması yasa koyucunun amacına daha uygun düşer. Belirtilen yönler bozma nedeni ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK'nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2). bentte açıklanan nedenlerle hükmün (A) bendinin 1. fıkrası olan "davacının davasının reddine" sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine "Davacı Hazinenin davasının 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde yapılan değişiklik gereğince davasından vazgeçmiş sayılmasına, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve mahkeme veznesine davalılar tarafından depo edilen 2.161,35 TL’nin Hazineye ödenmesine" sözcüklerinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy