MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması ve eldeki davanın davalısı ..., davalılar Hazine vd. aleyhine 13.11.2009 tarihinde Mera Tespit Komisyonunun kararının iptalini istemesi üzerine dosyaların birleştirilmesi ile yapılan duruşma sonunda; davacı Hazinenin davasından yasa gereği vazgeçmiş sayılmasına, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, birleşen dava yönünden davacı ...'in davasının kabulüne dair verilen 09.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve birleşen dosya davalılardan Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ve özel siciline işlenmesi istemiyle açılmış, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın bir kısmının orman niteliğinde olduğunun anlaşılması üzerine orman idaresi asli müdahil olarak davaya katılmış, orman bilirkişisinin raporunda belirtilen 138 m2'lik kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Yargılama nın devam ettiği sırada eldeki davanın davalısı ..., Hazine ve ... Belediye Başkanlığını davalı olarak göstererek Mera Tespit Komisyonu Kararının iptali istemi ile dava açmış, bu davanın eldeki dava ile birleştirilmesine karar verildikten sonra mahkemece davacı Hazinenin davasından yasa gereği vazgeçmiş sayılmasına, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, birleşen 2009/552 Esas sayılı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, asıl davanın davacısı ve birleşen davanın davalılarından Hazine vekili temyiz etmiştir.
Davacı Hazine kadastro işlemi sonucu özel mülk olarak belirlenen dava konusu taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Yargılama devam ederken Mera Tespit Komisyonu aynı yeri yayla olarak tespit ederek ... Belediyesine tahsis kararı almıştır. 4342 sayılı Mera Kanununun 6. maddesine göre; mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisi Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yapılır. Uygulamayı yapacak merci ise valilik onayı ile oluşturulacak olan mera komisyonu ve komisyona bağlı çalışan teknik ekiplerdir. Mera komisyonunun kararına konu yerlerin mera yaylak ve kışlak olması gerekir. Bu durumda, mera komisyon kararına konu edilen taşınmazın öncelikle mera, yaylak ve kışlak olduğu konusunda çekişme olmamalıdır.
Eldeki asıl davada taşınmazın vasfı yani özel mülkiyete konu yerlerden mi yoksa yayla mı olduğu çekişme konusudur. Birleşen davada ise, asıl sorun komisyon kararının iptali olup, bunun çözümlenmesi için ön sorun olan taşınmazın vasfı sorununun çözümlenmesi gerekir. Ön sorun çözümlenmeden asıl sorunun çözümü mümkün değildir. Hukuk mahkemesi kendisine açılmış olan davayı bütün yönleri ile inceleyip karar bağlamakla görevlidir. Ancak, bir davada ön sorun olarak nitelenerek incelenecek sorun (ki eldeki davada taşınmazın vasfı) ayrı bir dava konusu yapılmış ise, o zaman bu davalardan biri hakkında hüküm verilmesi diğer davanın sonuca bağlıdır. Mahkemenin davanın sonuçlanmasını beklemesi yani, o davanın sonuçlanmasını kendi baktığı dava için bekletici sorun yapması gerekir. Taşımazın vasfı hakkında bir karar verilip bu karar kesileşmeden diğer davanın sonuçlandırılması mümkün değildir. O halde, mahkemece yapılacak iş, davaların ayrılmasına karar verip öncelikle çekişmeli olan taşınmazın vasfı konusunda bir karar verilmesi ve ayrılan davada da taşınmazın vasfına ilişkin verilecek kararın kesinleşmesinin bekletici sorun yapılması gerekir. Yani, mera tespit komisyonunun kararının iptali istemine ilişkin davanın sonucu dava konusu 243 ada 2 parsel sayılı taşınmazın vasfının çekişme konusu yapıldığı Hazine tarafından açılan davanın sonucunun kesinleşmiş olmasına bağlı
olduğundan davaların birleştirilerek sonuçlandırılması doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve birleşen davanın davalısı Hazine'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy