MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.06.2008 gününde verilen dilekçe ile kadastrol parselin ihyası istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı ... Belediyesi'ne karşı açılan davada karar vermeye yer olmadığına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen 29.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, imar işleminin iptali nedeniyle kadastrol parselin ihyası istemine ilişkindir.
Davalı belediyeler, davanın reddini savunmuştur.
Davaya dahil edilen ... Belediyesi, idari sınırlarda değişiklik nedeniyle taşınmaz üzerinde hak iddia eder duruma geldiklerini, davanın reddi gerekeceğini bildirmiştir.
Mahkemece, davalı ... Belediyesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılara karşı açılan davanın kabulü ile davaya konu taşınmazın kadastrol parseline ihyasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine, davalı ... Belediyesi ile ... Belediyesi temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı belediyelerin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı Hazine’nin temyizine gelince;
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede daha önce tescilsiz alanda bulunan bir kısım yerin ihdasen Hazine adına tescil edildiği ve bu yörede önce ... Belediyesi tarafından ardından ... Büyükşehir Belediyesi tarafından imar uygulaması yapıldığı, her iki imar işleminin de idari yargı yerinde iptal edildiği anlaşılmaktadır. Kuşkusuz, geri dönüşüm cetvelleri düzenlenerek taşınmaz eski hale iade edilmediği takdirde iptal edilen imar planlarına dayanarak oluşturulan siciller yolsuz sayılacağından, imar sicil kayıtlarının da iptal edilmesi gerekir.
Bu saptamaya göre yapılması gereken iş, bilirkişiden ek rapor alınarak taşınmazın imar uygulaması suretiyle yeni bir sicil alıp almadığını, aldıysa ada ve parsel sayılarının duraksamasız belirlenmesini sağlamak, buna göre de imar sicil kaydı oluşturulmuşsa bu kayıtları da iptal etmek olmalıdır.
Değinilen yönün gözardı edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı Belediyeler temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine,17.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.