MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.01.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, alacağın tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, tazminat ve eski hale getirme istemleriyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 499,11 TL tazminat toplamının davalıdan tahsiline, davacı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Mahkemece, hükmedilen tazminat miktarı karar tarihi itibariyle 5219 sayılı Yasanın 2 A maddesinin c fıkrası gereğince HUMK’nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında olduğundan karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyizi halinde mahkemece veya 01.06.1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtay’ca temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Mahkemece verilen karar kesin nitelikte olduğundan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin, mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy