MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 29.01.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastrol yola elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı, taşınmazın kullanılmasında öteden beri bir değişiklik olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, bilirkişinin taşınmazın 15.09.2010 tarihli krokisinde (A), (B), (C) ve (D) harfi ile gösterilen ve yol olduğu saptanan bölümüne vaki davalı müdahalesinin men’ine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Gerçekten, 6100 sayılı HMK’nun 326.maddesi gereğince mahkemece yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, şayet davada her iki taraftan biri kısmen haklı çıkarsa haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olaya gelince;
Mahkemece davalıdan tahsiline karar verilen 2.keşif gideri toplamı 397,50 TL davacı tarafından sarfedilmiş yargılama gideri olmayıp bunu davalı mahkeme veznesine depo etmiştir. Davacı tarafından yapılmayan, davalı tarafından sarfolunan yargılama giderinin de davalıdan tahsiline karar verilmesi açıklanan nedenle doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2).bentte yazılı nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 01.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.