MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, sözleşmenin zorda olduğu bir dönemde yapıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “davanın kabulü ile dava konusu ..., ..., ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak, 222 pafta, 1239 ada 33 parseldeki taşınmazın ... 21.Noterliğinin 17.11.2000 tarihli ve 19476 yevmiye no’lu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine göre tapu kaydının iptali ile davacılar adlarına tesciline” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297.maddesinin 2.bendi gereğince “hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." Bu hükümden maksat, mahkeme kararının taraflar arasında yeni bazı uyuşmazlıklara neden olmadan kolaylıkla infazının sağlanmasıdır.
Ne var ki, mahkemece kurulan ve yukarıya aynen yazılan hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 01.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy