MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.12.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılmıştır.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hüküm davalı ...’nin temyizi üzerine Dairemizin 11.07.2008 tarihli ilamıyla ve ilamda belirtilen sebeplerle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davacıya verilen 07.06.1985 tarihli tapu tahsis belgesinin idarece davacının hak sahibi olmadığının anlaşılması sebebiyle iptal edildiği, iptal işleminin iptali için davacı tarafından İstanbul 3.İdare Mahkemesinin 2007/1574 esasında kayıtlı davanın açıldığı, idare mahkemesinin davayı süre yönünden reddettiği, kararın temyiz edildiği, ancak Danıştay 6.Dairesinin 22.09.2008 tarihli ilamıyla onandığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Öte yandan tahsis belgesi, yasanın öngördüğü koşulların yokluğunun saptanması halinde idare tarafından geri alınabilir.
Davadaki istemin dayanağı tahsis işlemi olduğuna, yapılan tahsis idare tarafından geri alındığına ve geri alınma işlemi yargı yolundan geçerek kesinleştiğine göre, istemin dayanağı kalmamıştır.
Yapılan bu saptama uyarınca davanın reddi yerine, davanın açıldığı tarihte tahsis belgesi bulunduğundan söz edilerek istemin hüküm altına alınması doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy