MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.10.2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev yönünden reddine dair verilen 24.08.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, itirazın iptali ve alacağın tahsili isteminde bulunmuştur
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen usul hükümleri gereğince görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Gerek harç gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Somut olayda;
Dava itirazın iptali ve alacağın tahsili istemine ilişkin olup 23.10.2009 tarihinde sulh hukuk mahkemesinde açılmıştır.Davacı 5.448,37TL'lik alacak miktarı için itirazın iptalini istediği anlaşılmaktadır, HUMK'nun 8.maddesi gereğince bu miktar dava tarihi itibariyle sulh hukuk mahkemelerinin görev sınırı içerisinde kaldığından davayı görmeye asliye hukuk mahkemeleri değil sulh hukuk mahkemeleri görevlidir. Mahkemece yargılamaya devamla davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 01.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy