MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 06.04.2011 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davanın kısmen kabulüne karar verilmiş.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda mahkemece yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Taşınmazların tapulama kaydında "... oğlu ...'in vefatıyla mirasını evlatları ..., ... , ..., ...'a bıraktığı, ...'ın da ölümü ile karısı ... ve kızı ...'i , ...'in de ölümü ile annesi ... kızı ... ...'yi (...'ı) mirasçı olarak bırakması" nedeniyle taşınmazların 1/5 payının ... kızı ... ...(...) adına tespit ve tescilinin yapıldığı belirtilmiştir. Dosya içindeki nüfus kayıtlarının incelenmesinde ise "... ilçesi ... Köyü cilt no: 7 hane no: 22'de nüfusa kayıtlı ... ve ...'den olma ...'in" 23.7.1944 yılında bekar öldüğü belirtilmiş olup ,mevcut nüfus kayıt örnekleri ile davacı murisi ... ve ...'dan olma ... ile kök muris ... arasında bir bağın varlığı kanıtlanamamıştır.
Mahkemece, ... kızı ... ... ile davacının murisinin aynı kişiler olup olmadığının tespiti için taşınmazların tapulama tutanağında adı geçen 1/5'er pay sahibi ... çocukları ... , ... ...ve ... ... isimli kişiler sağ odukları takdirde kendileri, ölü olmaları halinde mirasçıları tespit edilip, duruşmaya çağrılarak "... kızı ... ...(...)" ile "... kızı ... ..."nın aynı kişi olup olmadıklarının sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA,16.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy