MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.01.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine dair verilen 26.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalı yüklenici ...’ın sözlü satımı nedeniyle 419 ada 14 sayılı parsel üzerinde yapılan binanın 20 ve 13 numaralı bağımsız bölümlerinin tapu kaydının iptali ve tescili istemiyle açılmıştır.
Davalı yüklenici, satış işlemi yapılmadığını, davacıdan bedel alınmadığını, zamanaşımı bulunduğunu, davanın reddini savunmuş, bağımsız bölümlerde 1/2 payı olan davalı ... ise iyiniyetli tapu maliki olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, davalılardan ...’un kötüniyeti ispat edilmediğinden, ... aleyhine açılan davanın reddine, 14 sayılı parsel üzerindeki 13 ve 20 numaralı bağımsız bölümlerde davalılardan ... adına olan kaydın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalı yüklenici ... temyiz etmiştir.
1-Dosya kapsamından; davalılardan ...’ın yüklenici sıfatıyla hareket ederek 419 ada 14 sayılı parsel üzerinde bina inşa ettiği, 13 ve 20 sayılı bağımsız bölümlerde davalı yüklenicinin 1/2, davalı ...’un da 1/2’şer pay sahibi oldukları anlaşılmaktadır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, sözleşmenin yüklenicisi olan tarafa şahsi hak sağlar. Yüklenici eserin teslimi ile edimlerini yerine getirdiğinde şahsi hakkını doğrudan arsa sahibine karşı ileri sürebileceği gibi, bu hakkı alacağın temliki suretiyle üçüncü bir kişiye de
devredebilir. Bir tanımlama yapmak gerekirse alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç göstermeden yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliği taşıyan şekle bağlı bir akittir. Borçlar Kanununun 163.maddesi gereğince, temlik işleminin yazılı yapılması geçerli ve yeterlidir. Sözle yapılan temlik işlemi ise temellük edene geçersizliği sebebiyle bir hak sağlamaz.
Somut olayda davacı, sözlü temlik işleminin varlığına dayandığından Borçlar Kanununun 163.maddesi gereğince temlikin sonuçlarından yararlanamaz. Dolayısıyla, davanın ... yönünden de reddi gerekirken, yasaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle bu kişi hakkındaki davanın kabulü doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı yüklenici ...’ın temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.bentte uyarınca davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy