MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 01.02.2010 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 42.maddesi uyarınca düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine bozma ilamınada uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçıları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
6100 sayılı HMK'nun "Hükmün kapsamı" başlıklı 297.maddesi gereğince;
1-Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
2-Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olaya gelince; davacı, kadastro müdürlüğünün 30.12.2009 tarihli işlemi ile 3013 parsel sayılı taşınmazında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca düzeltme yapıldığını, bu düzeltme ile taşınmazının miktarının azaldığını ileri sürerek işlemin iptalini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacının temyizi üzerine Dairemizce; "davanın kabulü ile işlemin iptaline karar vermek gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... mirasçıları tarafından teymiz edilmiştir.
Mahkemece; sadece "davanın kabulüne" şeklinde hüküm kurulmakla yetinilmiş olup, 6100 sayılı HMK'nun 297.maddesinin öngördüğü biçimde hüküm sonucu oluşturulmamıştır. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde yatıran iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy