MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.11.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 44 parsel sayılı taşınmaz lehine, 43 no'lu parsel üzerinden geçit hakkı tesisi isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının murisi adına kayıtlı 45 sayılı parsel üzerinden devamlı olarak geçtiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, geçit hakkı tayin edilirken tarafların ve taşınmazların yarar ve zarar dengeleri gözetilmelidir. Bu nedenle taşınmazların özelliği itibariyle nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte "emsaline göre 2,5-3 metre" geçit hakkı tesisine karar vermek gerekirken davanın ziyade bir miktar üzerinden kabulü doğru görülmemiştir.
Ayrıca, geçit hakkı ayni hak niteliğinde olmayıp, bir irtifak hakkı kurulmasından ibaret olduğundan Türk Medeni Kanununun 780/1 maddesi gereğince tapuya bu şekilde yazılması ile yetinilmek gerekirken, tescile karar verilmesi de doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bent uyarınca açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 05.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy