MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 12.07.2004 gününde verilen dilekçe ile kadastro harici yerlerin tapu kaydına dayalı tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; kısmen davanın vazgeçme sebebiyle reddine, kısmen davanın esastan reddine dair verilen 21.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakılan taşınmazların kadastro öncesi iskanen verilen tapu kaydına dayalı olarak adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, kadastro çalışmalarının 20.04.1968 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazların kadastro harici taşlık alanda kaldığını, krokide (A) ile gösterilen taşınmazın ise 18.07.2002 tarihinde 3535 parsel no'su ile mera komisyonunca 4342 sayılı Yasaya göre tahsis edildiğini, davacıların zilyetliği bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklar dinlenmiş, dinlenip tapu kayıtları uygulanarak yapılan inceleme sonucunda dava dilekçesinin 4, 7, 8, 9. ve 10. sırasında gösterilen taşınmazlar Ile 5. sırada gösterilen ve fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen yer dışındaki kısımlara ilişkin davadan vazgeçildiğinden bu taşınmazlara ilişkin davanın vazgeçme sebebiyle reddine, dava dilekçesinde 1, 2, 3 ve 6 numara ile gösterilen taşınmazlar yönünden davacıların zilyetliği bulunmadığı, tescil için gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Ancak davacılar, 23.09.2009 tarihli bilirkişi raporu ekindeki 4 no'lu keşif krokisinde (E) ile gösterilen yer dışındaki kısımlar hakkındaki davasından vazgeçtiğini belirtmiş olup, krokide (E) harfi ile belirtilen yer hakkındaki davalarından vazgeçmemişlerdir.
Bu nedenle (E) ile gösterilen yer hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy