MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.03.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiyle açılmıştır.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 683.maddesi uyarınca mülkiyet hakkı sahibi maliki olduğu taşınmazda kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine haizdir. Malik, malın haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı elatmanın önlenmesini dava edebilir. Eldeki davada dava konusu taşınmazda bağımsız bölümler belirlenerek dava dışı kişiler adına tescil edilmiştir. Kat mülkiyetine geçilen taşınmazda kat maliklerinin her biri ayrı ayrı malik olduklarından dava ancak kat malikleri tarafından doğrudan açılabilir. Mahkemece, kat maliki olmayan davacı kooperatifin davayı açma yetkisi ve görevi olmadığı gözetilerek davanın "aktif dava ehliyeti yokluğu” nedeniyle reddi gerekirken, çekişmenin esasının incelenerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy