MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.12.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; 152 sayılı parsel yönünden davanın kabulüne dair verilen 02.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ... ile ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra noksanlık nedeniyle 04.07.2011 tarihli mahalline geri çevirme sonrası dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava Türk Medeni Kanunun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiş, 156 sayılı parsel yararına, davalılardan ... ve ... ile ...’in maliki bulundukları 152 sayılı parsel üzerinden 09.11.2010 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde 1 no'lu seçenek olarak gösterilen güzergahtan 3 metre eninde, 89,69 metre uzunluğunda 260,13 m2’lik kısımdan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, 152 sayılı parselin maliki davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre 152 sayılı parselin maliki davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, 04.01.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre saptanan 1001,12 TL geçit bedeli 15.04.2010 tarihinde depo ettirilerek, depo edilen bu bedelin 152 sayılı parselin maliki davalılara tapudaki hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiş ise de; davalıların itirazı üzerine 25.06.2010 tarihinde yapılan ikinci keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ve hükme esas alınan 09.11.2010 tarihli bilirkişi heyeti raporunda geçit tesisine karar verilen 260,13 m2’lik kısmın üzerindeki muhdesatlarla birlikte geçit bedelinin 2300,52 TL olduğu belirtilmiştir. Bu bedelden, önceden depo edilen 1001,12 TL geçit bedeli düşülerek, kalan miktar geçit bedeli depo edilmeden, başka bir deyişle geçit bedelinin eksik depo ettirilmesi, geçit tesisine karar verilen 152 sayılı parselin malikleri olan davalıların mağduriyetlerine sebebiyet verecektir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesi uyarınca hükümde, taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunluluğu ve hükmün infaza elverişli olması gerekliliği karşısında da, davacıya geçit bedelinin eksik depo ettirilerek geçit hakkı tesisine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalılar ..., ... ve ...’in diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 22.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.