MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.03.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Mahkemece bu konuda yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli görülmemiştir.
Davacı, maliki olduğu 127 ada 24 parsel sayılı taşınmazda “...” olarak yazılan adının “...” olarak düzeltilmesini istemiştir. Dava konusu taşınmaz 2007 yılında “... TC kimlik numaralı, nüfusta 10-2 s. kayıtlı ... kızı ... ...” adına tespit ve tescil edilmiştir. Bu kayıt nüfus müdürlüğüne sorulduğunda gelen kayıtta ve bildirilen TC. numarasında ... kızı 1969 doğumlu ... Tekin'in kayıtlı olduğu ve bu kaydın da davacının kız kardeşine ait olduğu anlaşılmaktadır. Mülkiyet nakline yol açmamak için bu şahsın duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkı iddiası bulunup bulunmadığı sorulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ; Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 30.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy