MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.03.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davalı idare, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı idare vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-2525 sayılı Soyadı Kanunu 21.06.1934 tarihinde kabul edilerek 02.07.1934 tarihli resmi gazetede yayınlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Dosya içinde bulunan nüfus kayıtlarının incelenmesinden “... oğlu ..."ın 1926 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Soyadı Kanunundan önce ölen kişinin soyadı kullanması olanaksız olup; kayıt malikinin açık nüfus kaydında da soyadının yazılı bulunmadığı sabittir.
Hal böyle olunca "... oğlu ..."ın tapu kaydındaki kimlik bilgilerine "..." soyadının eklenmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 30.11.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy