MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 27.10.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza duvar yapılarak oluşan elatmanın kal suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davalı davaya yanıt vermemek suretiyle davayı inkar etmiştir. Dolayısıyla, Türk Medeni Kanununun 6.maddesi hükmü gereği müdahalenin varlığını ispat yükü davacıya düşer. Davacı, bu konuda bir delil getirmediği gibi, keşifte dinlenen yerel bilirkişi de duvarın davalı tarafından yapıldığını söylememiştir.
Bütün bu anlatılanlara göre, haksız elatmanın davalı tarafından meydana getirildiği kanıtlanamadığından, davanın reddi yerine hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.