MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.04.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 891 parsel sayılı taşınmazına komşu parsel malikleri davalıların elattıklarını belirterek müdahalenin önlenmesini istemiştir.
Davalılar mahkemenin görevsiz olduğunu ve müdahalelerinin olmadığını, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece mahallinde keşif yapılmış ve bilirkişi raporuna göre davalı tecavüzlerinin önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı ... ve ... temyiz etmiştrir.
Dava, tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bu tür davaların münhasıran sulh hukuk mahkemelerinde görüleceğine dair bir hüküm bulunmayıp, mahkemenin görevini elatılan taşınmazın değeri belirlemektedir. Bu nedenle dava konusu yerlerin değeri belirlenerek görevli olduğu takdirde sonucuna göre davanın esası ile ilgili bir hüküm verilmelidir. Mahkemece, kamu düzeninden olan görev hususu üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.